
EZİLENLERİN MEŞRU GÜCÜ!
Boykot eylemleri; Demokratik, meşru bir insanlık hakkıdır.
İktidar cenahı milyonların bu eylemlerine karşı; koro halinde ve panik içinde seslerini yükselttiler.
Neymiş efendim! Boykot eylemi ' vatana; milli ekonomimize ihanetmiş. Ülkemizi krize sokmakmış. Binlerce esnafa kötülükmüş ve bir cümle gerçeklerden uzak; mantık dışı ne kadar argüman varsa sıralayıp durdular.
Oysa küçük esnafı bitiren büyük marketleri sokak aralarına kadar açanlar kendileri değilmiş gibi şimdilerde küçük esnafın koruyuculuğuna soyunmaları ikiyüzlülük, sahtekârlık değilse nedir?
Azınlığa düşen sapkın iktidar her olayda olduğu gibi yargıyı devreye sokmakta gecikmedi. Güdümlü yargı sopasıyla boykot çağrısı yapanlar hakkında re 'sen soruşturma başlatıldı.
Sözde Adalet bakanı olan, Adalet kavramıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bakan" haksızlığa uğrayanların değil zulmedenlerin adaletinin gereğini yerine getirmek için sahne almakta gecikmedi.
Diğer taraftan; bir pirinç tanesi kadar akla sahip olan ve fakat bir ambar dolusu pirinç sayısı kadar yalana inkara kötülüğe, ahlaksızlığa sahip olan iktidar cenahının boykot eyleminin demokratik bir hak olduğunu ve bu eylemi kendi işlerine geldiği zamanda uyguladıklarının onlarca örneğini hatırlayalım.
Çok değil üç beş yıl öncesinde kibir abidesi muktedirsiz muktedirin kulaklarımızı tırmalayan höykürdükçe höyküren konuşmaları ve defalarca sarfettiği kelamları unutmak mümkün mü?
Diğer taraftan din kisvesi altında inançlı insanları kirletme; akılları uyuşturma görevlisi Diyanetten sorumlu bakanın açıklamaları:
"Boykot etmek haktır, boykota katılmayan imanını sorgulasın" mealindeki sözleri kendisi söylememiş gibi bugün milyonların demokratik hakkı olan boykot eylemini terörle iltisaklı bölücü, yasadışı bir eylem olarak açıklaması nasıl bir ikiyüzlülük, nasıl bir aymazlıktır!
En iyi bildikleri yöntem olan; yalan şantaj, mafyatik yöntemlerle halkın yasal meşru eylemini kriminalize edecek son kullanma miadı dolmuş kirli ittifakın bunak aktörü "halkı sokağa dökmeyin! Yoksa biz de çıkarız " tehdidini savurmakta gecikmedi.
Ancak bu saatten sonra hangi yöntemi uygulamış olsalar da başarılı olmaları mümkün değildir.
Her şeyin bir ömrü varsa bunca yalanın demogojinin de bir ömrü bir sonu vardır.
Yaşamı alın ve akıl terleriyle üreten milyonlarca yurttaşımız çok ağır bedeller ödeyerek bugünlere gelebildi.
Bundan sonrası süreci muktedirlerin-bir avuç asalak sapkın azınlığın değil, hakkın emeğin-adaletin sahipleri olan mazlumların çığ gibi büyüyen haklı meşru mücadelesi belirleyecektir.
Yeter ki sürecin yapay gündemlerle ve gereksiz polemiklerle asıl amacından saptırılmadan yoluna devam etmesidir.
NÇ.

