reklam
reklam
DOLAR32,1916% 0.02
EURO35,0137% 0.43
STERLIN41,1028% 0.35
FRANG35,2469% 0.32
ALTIN2.450,42% -0,46
BITCOIN69.799,99-0.496
reklam

Filistin ve Büyük Ortadoğu Projesi (3)

Yayınlanma Tarihi : Google News
Filistin ve Büyük Ortadoğu Projesi (3)
reklam

Filistin ve Büyük Ortadoğu Projesi (3)

Filistin Halkının Tarihsel Trajedisi

Yaşanan bu soykırım ve vahşet karşısında insanın aklını, vicdanını kaybetmesi işten bile değil.

İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırı hız kesmeden sürüyor. Dünyanın gözleri önünde süren bu vahşete verilen tepkiler aslında bildik tanıdık tepkilerdir.

ABD-İSRAİL emperyalizmi doğası gereği özgürlük değil her düzeyde bağımlılık ister.

ABD ve AVRUPA ’emperyalist ülkeleri kendi iç-çekişmelerini şimdilik bir kenara bırakarak, Ortadoğunun yağmalanmasında ortak hareket eden ve bir savaş makinasına dönmüş durumdadır.

Bir önceki yazımda anlatmaya çalıştığım’ Ortadoğu-Filistin’in yağmalanmasının planları çok önceden yapılmıştı.

Ve bu plan adım adım yaşama geçiriliyor.

Bu planın ilk hedefi: Filistin’in düşünen siyasal-entelektüel aklını almaktı. Bilimsel aklın yerine’ Tekbir sesleriyle ‘inançsal-dinsel’ aklı ikame ettiler.

‘Hamas-Hizbullah-İslami Cihat-El Kaide-İşid gibi köktendinci örgütlerin önünü açtılar.

Filistin’in özgürlük mücadelesinin ilk akla gelen isimlerden birisi ‘Edward Said’tir. Edward Said, Hristiyan bir aileden gelen Amerikan vatandaşıdır. Özgürlük direniş mücadelesinin ulusal-bilimsel-enternasyonal bir bilinçle başarıya ulaşabileceğine inanıyordu. ‘Yersiz Yurtsuz-Kültür ve direniş-Şarkiyatçılık -Oryantalist’ eserlerinin yanı sıra uluslararası konferanslarıyla uzun dönem Filistin özgürlük mücadelesinin sözcülüğünü yılmadan usanmadan sürdürmüştü. 1977’den 1991’e dek Filistin ulusal konseyinde görev yaptı. Muhalif güçler tarafından konseyden istifaya zorlanması sonucunda görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Böylece ‘Özgürlük-Direniş mücadelesi ciddi anlamda sekteye uğratıldı. Meydan adım adım köktendincilere bırakılmaya başlandı.

Özgürlük direniş mücadelesinin bir diğer Entelektüel aklı Gassan Kenefeni’dir. Filistinli gazeteci yazar aktivist Gassan Kenefeni 1936 yılında Akka kentinde doğdu. 1948 yılında ‘İsrail’in bir vahşetine tanık oldu. Daha on iki yaşında her ‘Filistinli çocuk gibi İsrail vahşetini yaşadı. Dair yassin adlı köyün insanlarının öldürülmesine bizzat tanık oldu. 1967 yılında Filistin halk kurtuluş cephesinin kuruluşunda yer aldı. FHKC’nin sözcülüğünü üstlendi. Bilimsel dünya gerçeklerini göz önünde tutarak parti programının yazılmasında aktif görev aldı. Sayısız Filistin savaşçısını bekleyen kaçınılmaz akıbet onu da beklemekteydi. 1972 yılının 8 Temmuz’unda evinin önünde aracına bomba konularak paramparça edildi. Ve Mossad olayı açıkça üstlendi. Olaydan sonra Gassani’nin eşi, eşinin bedeninden kopmuş olan sol ayağından tanır.

İlk eserini (Güneşteki Adamları) yirmi dört yaşında yazar. Fikir dünyası Filistin’in ‘Özgürlük-Direniş’ felsefesi üzerine kuruluydu. Roman ve hikayelerinde sadece Filistin halkının değil ezilen halkların öykülerini yazıyordu. diğer eserleri Filistin’in Çocukları ve Hayfa’ya dönüş hikayeleri,  İktidar ve tedirginlik adıyla yayınladı. Yazar, yıllar sonra Filistin halkının nelerle karşılaşacağını adeta önceden resmetmişti:

”Bildiğimiz tek şey yarının bugünden iyi olmayacağı.
Ve nehir kıyısında asla gelmeyecek olan bir gemiyi özlemle beklediğimiz.
Her şeyden koparılma hükmünü giydik, kendi yok oluşumuz dışında her şeyden.”

Gassani’nin iktidarın hedefinde olması, sanatta edebiyatta ve gazetecilikte yarattığı etkiyle doğrudan ilintilidir. Onun düşünselliği üretim tasavvuru arasındaki yaratının merkezine Özgürlük Direniş ve Sürgünlük fikrini koyar.

Bir başka özgürlük direniş şairi Suriye vatandaşı Nizar Kabbani’dir. Şiirleriyle ‘Ortadoğu haklarının bilinen en büyük şairidir.

Gazaba uğrayan şiirinden bir dörtlük:

”Elli yıl sonra
Harap bir toprakta oturuyoruz
Şimdi
Sığınaksız
Binlerce köpeğiz sanki”

Filistin Direniş edebiyatının diğer temsilcileri: Jabra İbrahim-Fetva Tukan-Emile Habibi-Semih el Kasım-Mahmut Derviş yazar ve şairlerdir.

Bugün ezilen yerinden yurdundan edilen halkların yaşadıkları tarihsel trajediyi içimiz yanarak sadece izliyoruz. Ve ne yazık ki bağırıp çağırmaktan , günah çıkarmaktan öte bir şey yapamıyoruz. Çünkü tüm insanlığı, insanlık değerlerini yok sayan vahşetin ayak seslerine kulaklar kapatıldı duyulmadı, duymazlıktan gelindi.

Yüzyıla yakın bir süredir sabah akşam yazılıp söylenen Büyük Ortadoğu Projesi, artık düşünce olmaktan çıkıp fiiliyata geçmeye başlamıştır. Ve fakat ki! ülkemiz de ortalığı kasıp kavuran bu ateşin çok uzağında değildir. Yönetsel aklımız bilimden dünya gerçeklerini algılamaktan iyiden iyiye uzaklaşmaktadır. Köktendinci örgüt aklıyla ülkeyi yönetmeye çalışan üst-akıl var oldukça karanlık günler çok uzağımızda değildir. Sadece bir anlığına başımızı kaldırıp son yirmi yılda ülkemizde yaşananlara bakmak yeterlidir.

Sanata, sanatçıya-edebiyata-bilimsel düşünceye, reva görülenlere bakmak durumun vahametini anlamak için yeterli değil midir?

29 Ekim etkinliğinde* buluşmak umuduyla,

Sevgi ve saygılarımla,

NİHAT ÇAĞLI
,
* Yazar Nihat Çağlı 29 Ekim 2023 tarihinde saat 17.00-19 arası Yengeç sanat Evi moderatörlüğünde 100. yıl, Cumhuriyetten Bu yana  Sanat ve Edebiyat  söyleşi ve imza günü etkinliği
Yengeç Sanat Evi
Kuzu Kestane sokak
No. 1/A
Bahariye-Kadıköy-İSTANBUL
reklam