reklam
reklam
DOLAR32,2159% 0.09
EURO35,0494% 0.54
STERLIN41,1488% 0.47
FRANG35,2874% 0.44
ALTIN2.452,68% -0,37
BITCOIN69.882,03-0.14
reklam

KILIÇDAROĞLU NEDEN KÖŞESİNE ÇEKİLMELİDİR?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
KILIÇDAROĞLU NEDEN KÖŞESİNE ÇEKİLMELİDİR?
reklam
KILIÇDAROĞLU NEDEN KÖŞESİNE ÇEKİLMELİDİR?
—-
Detaylı bir Kılıçdaroğlu değerlendirmesi yapacak değilim. İyi bir Kılıçdaroğlu destekçisi olduğum çok kişinin malumu. Millet kapısında el etek öpüp makam mevki peşinde koşarken, biz Baykal sonrası Türkiye rahat bir nefes alsın diye koşturduk. Kuşkusuz Cumhurbaşkanı seçilseydi el etek öpmek için ucu bucağı görünmeyecek nice kuyruklara tanıklık edecektik. Ve yine ne büyük bir deha olduğuna ilişkin nice hikayeler dinleyecektik. Ve şu en son Özdağ muhabbetini bile inanılmaz bir başarı hamlesi olarak anlata anlata bitiremeyeceklerdi. Şu son Kurultayda seçilebilseydi öyle bir kenarda unutulmayacak, makam mevki seviciler kapısını aşındırmaya devam edeceklerdi.
Çok kişi çok üzülüyor biliyorum devran döndü , Kendi kazdığı kuyuya düştü, siyasette kendi sonunu kendi hazırladı.
En temel mesele partiyi demokratikleştiremedi. Örgütü güçlendiremedi. Partiyi örgütsel, kurumsal ve kuramsal belirgin, doğrultu tutarlılığı olan bir yörüngeye oturtmadı veya oturtamadı. Eline geçirdiği erkin gücünü kullanarak uzun bir süre muktedir oldu. Ve yine herkesin bildiği gibi başında olduğu erklerin avantajları ile güçlenenlere yenildi. Hele en son birlikte yol yürüdüklerini görünce, iktidarda kalmak için nasıl bir kulvara savrulduğunu herkes hayretle izledi.
Ülkenin “derin güçleri” , “çok ve akla ziyan uzlaşmacı” bir figürün dünyanın ve bölgenin içinde bulunduğu bir dönemde devletin başında olmasını elbette istemezlerdi ve öyle oldu. Ben kişisel olarak Özgür Özel’in aynı konuda daha da dezavantajlı olduğunu düşünenlerdenim.
Bence yol belli, kurgu bellidir.
Kılıçdaroğlu’na dönersek ; ne demişti? “Gemiyi güvenli limana çektikten sonra, köşeme çekilip torun seveceğim.” Liman güvenli mi bilemiyorum ama beklediğinden önce bir emeklilik kapısını çaldı. Ve doğrusu duruma uyum gösterip köşesine çekilip uzunca bir süre dinlenmesidir…
Fakat ne yazık ki, pek öyle olmayacağı anlaşılıyor.
Bunun ilk işareti, Ankara ve İstanbul’da iki büro tutularak vakıf kurma girişimidir. Bunun açık ve sarih bir bilgi olmadığını söylemeliyim. Basında yer alan ve yalanlanmayan ve dolayısı ile üzerinde tartışma yürütülebilecek bilgi diyelim.
İlk olarak, yine bu bilgilere dayanarak ifade etmeliyim ki, eğer bu bürolar Sarıgül’ün adamları tarafından tutulmuşsa, bu daha doğuşunda problemli bir haldir.
Bu büroların birinde yakın çevresi ile yaptığı toplantıda “İmamoğlu partiyi ANAP’lılaştıracak şeklinde konuşmalar yaptıysa, bu yaklaşımda her bakımdan problemlidir. Ve maalesef İmamoğlu bu pası değerlendirerek inceden inceye golünü attı.
Niye Kılıçdaroğlu uzunca bir süre sessiz kalmalıdır biliyor musunuz?
Bundan önce belki cevabı verilmesi gereken soru şudur ; Kılıçdaroğlu çıktığı veya çıkarıldığı bu yolda başarılı olabilir mi?
Nihai zaferle taçlanacak bir başarı bundan sonra tabii ki ham hayaldir, ama iktidar etrafından köpürtülecek ortamın bu cenahta zehirli havayı yoğunlaştıracağından kuşku duyulmamalıdır. Nitekim “mutfak” muhabbeti ekseninde ufak ufak topa girilmiş durumda.
Öteden beri hep söylüyorum, Kılıçdaroğlu’nun varlığı ne parti içinde Alevilerin bir güç kazanmasına, ne de yerel yönetimlerde etkili olmalarına yol açmıştır. Tam tersi bir durum vardır, Alevi kökenliler etkisizleştirilmiş ve dahası parti içinde bile şoven yaklaşımlar uç vermiştir. Yetmemiş iktidar , sanki CHP’yi Aleviler yönetiyormuş gibi bu durumu tepe tepe kullanmış, Aleviler meydan meydan rencide edilmişlerdir. Yetmemiş inek hırsızlarına devletin bütün recali önünde linç girişimlerine tabi tutularak sindirilmek ve silikleştirilmek istenmiş ve bu politikalar ne yazık ki , ülkeyi çok kötü yönetenlerin iktidarlarının devamına hizmet etmiştir.
Halbuki Aleviler bu günkü koşullarda bırakın iktidar olmayı, laik bir ülkede yaşamlarını tehlikeye sokmayacak koşullara razı bırakılmışlardır. İddialı bir dönüşümün savunucuları yerine edilgen bir konuma düşürülmüşlerdir…
Sadece bu bile tek başına Kılıçdaroğlu’nun artık aktif politikayla uğraşmaması için yeterlidir ama,  ama onu kullanacak, Alevicilik üzerinden ikbal devşirerek var olmaya çalışan o kadar adam var ki, biz kime ne söylüyoruz ….
reklam