
Kedi Oldu Öğretmenim
Muazzez Hanım bir yıl kaldı Duygu’nun sınıfında, ertesi yıl tayini çıktı gitti. Gitmeden önce okumayı öğrendi Duygu ilk yarıda, hatta kırmızı kurdele bile takıldı okumayı erken öğrenen diğer çocuklarla birlikte. Kırmızı kurdeleyi utanarak taşıdı annesinin ördüğü dantelli yakasının altında. Akıcı okuyordu beğeniyordu öğretmeni okumasını.
Bir sabah dördüncü sınıfların öğretmeni Tahsin Bey rüzgâr gibi sınıfa girdi ve Muazzez Hanım’a
- En iyi okuyan öğrencinizi biraz benim sınıfa alabilir miyim?
diye sordu.
Muazzez Hanım
- Duygu kalk Tahsin Bey’lerin sınıfına git.
Duygu biraz şaşkın sırasından kalktı. Tahsin öğretmen önde Duygu arkada üst kata çıkan merdivenleri tırmandılar.
Sınıfa girdiklerinde, ince, yaşıtlarından bir hayli uzun soluk yüzlü bir çocuk süklüm püklüm duruyordu tahtanın önünde.
- Oku
dedi Tahsin öğretmen okuma kitabını uzattı.
Çocuk okumaya başladı önce yavaş sonra biraz daha yüksek ve titrek bir sesle heceleyerek.
Okurken terliyor sıkıldığı her halinden belli acı çekiyormuş gibi kaşları, yüzü bin bir şekle giriyor, kızarıyor bazen susuyor uzun bir sessizlikten sonra tekdüze bir sesle tekrar devam ediyordu. Beklemeler arasında sınıftaki çocuklardan sessiz kıkırdamalar duyuluyordu.
- Kâfi
dedi öğretmen.
Duygu’ya uzattı kitabı çocuğun elinden hışımla çekip.
Duygu bir an sınıfa sonra da çocuğa bakıp kısa bir tereddütten sonra aldı kitabı eline akıcı bir şekilde okumaya başladı, okuması bittiğinde
- Alkışlayın
dedi Tahsin öğretmen.
Alkışladı sınıf. Çocuğa baktı kız. Çocuk sanki iyice küçülüp yerin dibine girmek istermiş gibi kısmıştı kendini. Yüzü kızardı Duygu’nun ve içi ezildi üzüldü ‘ne oluyordu neden oluyordu panayır yeri miydi burası sirk mi?’
Sınıfa döndü öğretmen.
- Bakın dedi birinci sınıfta okuyan çocuk ile dördüncü sınıfta okuyan çocuk demek ki bu kızı bizim sınıfa almak onu da birinci sınıfa indirmek lazım.
Çocuk daha da kızardı.
- Tükür şimdi bu çocuğun yüzüne kızım tükür çekinme
dedi Tahsin öğretmen.
Neye uğradığını şaşırdı küçük kız, önce anlayamadı. Öğretmene çocuğa sınıfa, tekrar çocuğa öğretmene ve sınıfa baktı.
- Tükür diyordu öğretmen tükür.
Duygu içinde yaşadığı mücadeleyi bitirdi ve
- Hayır, yapamam ben bunu yapamam! diyerek ağlamaklı koşarak çıktı sınıftan.
‘Neden böyle yapıyorlardı, kim bilir hangi sorunu var haksızlık bu dedi.
Merdivenlerde biraz bekleyip kendine geldikten sonra sınıfına gitti. Soran bakışlarla bakıyordu sınıfındaki öğrenciler.
Öğretmeni sordu.
- Yukarıda ne oldu kızım?
- Kedi oldu öğretmenim kedi oldu.
Nurhan Özgel

