
Üniversite anaokulunda 4-6 yaş çocuklara kuran kursu...
Yıldız Teknik Üniversitesi personeli çocuklarının gittiği anaokulunda Kuran kursu açılması konusunda Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bu yaştaki çocuklar tarikatların ve dini kurumların uygulamalarına maruz bırakılamaz. Eğitim, siyasal iktidarın ideolojik mühendislik projesine dönüştü” dedi.
İstanbul Güngören Müftülüğü, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) personelinin çocuklarının eğitim gördüğü Şehit Mehmet Şefik Şefkatlioğlu Anaokulunda ‘4-6 yaş okul öncesi Kuran kursuna kayıt almaya başladı. Yakınında cami olduğu halde okulda açılan Kuran kursuna Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay tepki gösterdi.
Özbay, Türkiye’nin en köklü yükseköğretim kurumlarından olan YTÜ’nün bilimsel başarılarla değil, siyasal islamcı kuşatma ve tarikatlaşma politikalarıyla gündemde olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocukların nitelikli ve bilimsel eğitim hakkını koruyan bir kurum olmaktan çıktığını, tarikatların ve sermayenin bakanlığı haline dönüştüğünü, bizler artık çocuklarımızı sadece okul dışındaki tehditlerden değil, bizzat Bakanlığın politikaları, ortakları ve uygulamalarından da korumak zorundayız. Bu yaş grubundaki tüm çocuklar MEB’in tam denetiminde olmalıdır. Çocukların yaş, duygu ve bilişsel gelişimleri gözetilmeden, dini kurumlar ya da tarikatların bu yaşta çocuklara doğrudan ulaşması kabul edilemez. Eğitime dair tüm görev ve yetkiler, Anayasa, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve eğitim bilimi gereği yalnızca MEB’in sorumluluğundadır; başka kurum veya yapılara devredilemez”
4-6 yaşın çocukların soyut kavramlara en uzak oldukları, oyun ve deneyim yoluyla öğrenmeye en yatkın oldukları dönem olduğunu, bu yaştaki çocukların eğitimci olmayan kişilerin uygulamalarıma maruz kalması ve anlamlandırmakta zorlanacağı kavramlara direkt maruz bırakılması, geri dönülmez bilişsel ve duygusal hasarlara yol açar. Soran, sorgulayan nesiller yerine, itaatkâr ve biat eden nesiller hedeflenmektedir. Eğitim, siyasal iktidarın ideolojik mühendislik projesine dönüşmüştür. Kamu kaynakları tarikatlara açılmakta, üniversiteler ve okullar ideolojik laboratuvarlara çevrilmektedir. Laik, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuklarımızın hakkı, toplumun teminatıdır. YTÜ ve tüm okullar, siyasi ve dini projelerin uygulama alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Üniversiteler bilim üretir, okullar çocuklara çağdaş eğitim verir, camiler ibadet yeridir. Bu sınırlar silinirse, laiklik yok olur, bilim geriler, çocuklarımızın geleceği karanlığa teslim edilir. Okul okuldur, üniversite üniversitedir, cami camidir! Bu kuşatmaya karşı sesimizi yükseltmek tarihsel bir sorumluluktur”
dedi.

